Benim çocukluğum ile şimdiki nesil arasında dağlar kadar fark var, bizim çocukluğumuz ile bizden önceki nesil arasında da dağlar kadar fark var…
Biz dokuz taş oynayarak büyüdük, hani şimdi bir çok çocuğun bilmediği bir oyun… Geçen gün sokakta çocukların oynamaya hazırlandığı bir oyuna denk geldim. Yaşları beş ile altı olan çocuklar. İzledim bir süre ne oynayacaklar diye. Belki yazacak bir konu çıkar bende kaleme alırım diye düşündüm. Allah’tan başka bir şey istesem olacakmış…
Çocuklar oyun için hazırlığı yaptılar bir köşk hazırlamışlar kendilerince, yerlere kilimler yayıldı üzerlerine herkesin evden getirdiği çeşitli oyuncaklar yerleştirildi, erkekler oyuncak arabalarını köşkün önüne park etti.
Buraya kadar benim içinde her şey normal ilerliyordu, ama tüm çabalarıma rağmen nasıl bir oyun olduğunu tam olarak anlayamadım. Sesinizi duyar gibiyim "evcilik" oynuyorlar diyorsunuz vallahi bende öyle sanıyordum ki erkek çocuklardan birinin kızlardan birine “BİHTER” diye sesleninceye kadar. Namı değer “BİHTER” ona bu şekilde seslenen küçük erkeğe “EFENDİM BEHLÜL” demesi ile ağzım açık bildiğin şaşkın modunda kaldım.
Dayanamayarak çocuklara ne oynadıklarını sorduğumda aldığım cevap “AŞK-I MEMNUCULUK” oldu.
Bihter öldü namı kaldı, sonumuz hayır olsun… İnanın bir süre düşündükten sonra bunun gerçek olup olmayacağını kafamda çeşitli formüllerle çözmeye çalışmama rağmen oyun ciddi anlamda “AŞK-I MEMNUCULUK” adı altında devem ediyordu, Adnan beyin (diğer ufak erkek) köşke gelmesi ile oyun tam bir karmaşaya dönüştü. İki çocuk babası biri olarak televizyon konusunda tekrar düşünme kararı aldım…