28 Haziran 2010 Pazartesi

Aşk-ı Memnuculuk

Benim çocukluğum ile şimdiki nesil arasında dağlar kadar fark var, bizim çocukluğumuz ile bizden önceki nesil arasında da dağlar kadar fark var…

Biz dokuz taş oynayarak büyüdük, hani şimdi bir çok çocuğun bilmediği bir oyun… Geçen gün sokakta çocukların oynamaya hazırlandığı bir oyuna denk geldim. Yaşları beş ile altı olan çocuklar. İzledim bir süre ne oynayacaklar diye. Belki yazacak bir konu çıkar bende kaleme alırım diye düşündüm. Allah’tan başka bir şey istesem olacakmış…

Çocuklar oyun için hazırlığı yaptılar bir köşk hazırlamışlar kendilerince, yerlere kilimler yayıldı üzerlerine herkesin evden getirdiği çeşitli oyuncaklar yerleştirildi, erkekler oyuncak arabalarını köşkün önüne park etti.

Buraya kadar benim içinde her şey normal ilerliyordu, ama tüm çabalarıma rağmen nasıl bir oyun olduğunu tam olarak anlayamadım. Sesinizi duyar gibiyim "evcilik" oynuyorlar diyorsunuz vallahi bende öyle sanıyordum ki erkek çocuklardan birinin kızlardan birine “BİHTER” diye sesleninceye kadar. Namı değer “BİHTER” ona bu şekilde seslenen küçük erkeğe “EFENDİM BEHLÜL” demesi ile ağzım açık bildiğin şaşkın modunda kaldım.

Dayanamayarak çocuklara ne oynadıklarını sorduğumda aldığım cevap “AŞK-I MEMNUCULUK” oldu.

Bihter öldü namı kaldı, sonumuz hayır olsun… İnanın bir süre düşündükten sonra bunun gerçek olup olmayacağını kafamda çeşitli formüllerle çözmeye çalışmama rağmen oyun ciddi anlamda “AŞK-I MEMNUCULUK” adı altında devem ediyordu, Adnan beyin (diğer ufak erkek) köşke gelmesi ile oyun tam bir karmaşaya dönüştü. İki çocuk babası biri olarak televizyon konusunda tekrar düşünme kararı aldım…

Medyatik Hareketler Bunlar

Geçtiğimiz sene yaz ayları, haber bültenlerini hatırlıyorum da hep aynı haberler. Havalar sıcak, barajlarda su seviyesi neredeyse bitime yakın, yağmur yağmıyor su savaşları kapımızda…

Bu sene durum farklı yağmur yağıyor, çok yağıyor üstelik haberlerde su savaşı senaryolarından eser yok. Barajlar doldu, su seviyesi yükseldi diyen yok…

Bu sene sellerden bahsediliyor, suyun insanlara verdiği zararlardan. Ama belediyelerin yanlışını dile getiren yok. Haber “yağmur yine felaket getirdi”

Felakete zemini kim hazırladı?

Dere kenarına ev yapılmış hadi baştan kaçak olduğunu varsayalım peki ama sonradan bu yapıya ruhsat verilmiş, tapu verilmiş, neden?

Biliriz, duyarız hep seçim zamanı kaçak binaların tavan yaptığını, bizim teorimiz değil bu herkesin dile getirdiği yaşanmış gerçekler…

Dereye neredeyse sıfır yapılan evlerin içinde bulunduğu tehlike göz ardı edilerek ruhsat verilmesi ne derece doğru?

Medyaya dönelim acaba bu sene neden su ile ilgili haberler yok? Gündem neden barajlar doluyor değil. Geçen sene su tasarrufu yapmak adına bizlere bilmem ne marka bulaşık makinesi öneriyorlardı, şu kadar litre su tasarrufu yapıyordu hani…

Bir ara kuş gribi vardı yalan oldu, bir ara domuz gribi vardı yalan oldu…

Medyanın anlam veremediğimiz halleri bunlar…

Medyatik Hareketler Bunlar...

TDH'dan Kritik Karar

Neyin peşindeyiz? Ne yapmak istiyoruz? Amacımız ne? Cevap bekleyen o kadar çok soru var ki… Siyaset karmaşık iştir, ana göre hareket etmeyi gerektirir, “oy” denen şey siyasetçilerin açlığıdır ve insana her şeyi yaptırır…

Geçtiğimiz günlerde ilginç gelişmeler yaşandı, merakla izledik, gördük… TDH (Türkiye Değişim Hareketi) büyük bir değişime uğradı. Siyasi anlamda parti olarak yoluna devam etmeme kararı alındı. CHP desteklenecek…

Ancak Sarıgül’e inanan yüzlerce, binlerce insan bir anda bilinmezliğe terk edildi. Yarı yolda bırakıldıklarını sanırım tartışmaya gerek bile yok...

Şahsi olarak Sayın Sarıgül’ün siyasete renk getireceğini düşünüyordum, ama destekçilerinin bir anda yarı yolda bırakılacağını aklıma bile getirmemiştim. Şimdi işler değişti, toplu istifalar yaşandı…



Sarıgül’ün bu kararı almasındaki amaç belli gibi, solda oyların bölünmesini önlemek istiyorlar…

Ancak önemli bir hata yapıldı, TDH destekçileri küstürüldü. Gazetelerde okuyoruz, TDH gençlik kollarından AKP’ye geçenler olmuş.

İşin özü siyaset düşünmekle çözülebilecek iş değil, karmaşık iş siyaset…

İnce eleyip sık dokumak gerekiyor…